Parayla Tez Yazdırmak Suç mu? Tez Yazdırmanın Cezası Var mı?
Nominal Akademi · 13.09.2026

Tez yazdırma, özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencileri arasında uzun süredir tartışılan bir konu olsa da 2026 yılında yapılan yasal değişikliklerle birlikte hukuki boyutu çok daha açık hale gelmiştir. "Parayla tez yazdırmak suç mu?", "tez yazdırma cezası var mı?" ve "tez danışmanlığı almak yasal mı?" gibi sorular artık yalnızca akademik etik açısından değil, doğrudan güncel yükseköğretim mevzuatı açısından da değerlendirilmelidir.
9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenleme, tez, makale, kitap veya proje gibi akademik çalışmaların kişinin kendi emeği ve akademik birikimi dışında kısmen veya tamamen başkasına yaptırılması konusunda önemli yaptırımlar getirmiştir. Üstelik düzenleme yalnızca parayla tez yazdırma durumlarını değil, belirli koşullarda ücretsiz olarak başkasına akademik çalışma hazırlatılmasını da kapsamaktadır. Çalışmayı başkası adına hazırlayanlar ve bu sürece aracılık edenler açısından da ayrı hukuki sonuçlar öngörülmektedir.
Bununla birlikte tez yazdırmak ile akademik danışmanlık almak aynı şey değildir. Araştırma yöntemi konusunda destek almak, veri analizi sürecini öğrenmek veya teknik danışmanlıktan yararlanmak ile akademik çalışmanın başka biri tarafından öğrenci adına hazırlanması arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır. Bu yazıda, tez yazdırmanın cezasını, 2026 yılında değişen mevzuatı, YÖK düzenlemelerini, intihal ve Turnitin konusunu ve akademik danışmanlığın hangi noktada tez yazdırmadan ayrıldığını güncel kaynaklar üzerinden ele alacağız.
1. Parayla Tez Yazdırmak Suç mu?
Evet, belirli koşullar altında parayla tez yazdırmak artık Türkiye'de doğrudan cezai yaptırıma bağlanmıştır. 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Ek Madde 47, kişinin kendi emeği ve akademik birikimi dışında hazırlanan tez, makale, kitap veya proje gibi akademik çalışmaları kullanarak diploma derecesi ya da akademik unvan elde etmesini yaptırıma bağlamaktadır. Düzenleme yalnızca çalışmayı başkasına yaptıran kişiyi değil, başkası adına bu tür akademik çalışmaları yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişileri de kapsamaktadır.
Bu nedenle "tez yazdırma sadece etik bir sorundur, hukuki bir cezası yoktur" şeklindeki eski bilgiler 2026 itibarıyla güncel değildir. Yeni düzenleme ile birlikte konu yalnızca akademik etik veya üniversite disiplini çerçevesinde değil, ceza hukuku açısından da değerlendirilmelidir.
Burada önemli olan nokta, kanunun yalnızca parayla tez yazdırma durumunu kapsamamasıdır. Düzenlemede açıkça "ücretli veya ücretsiz" ifadesi kullanılmıştır. Dolayısıyla bir tezin ücret karşılığında profesyonel bir kişiye veya şirkete hazırlatılması ile başka bir kişiye ücretsiz olarak hazırlatılması arasında kanunun kapsamına girme bakımından temel bir ayrım yapılmamaktadır.
Ancak her türlü dış destek otomatik olarak tez yazdırma olarak değerlendirilmez. Kanun, "anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkıları" açıkça kapsam dışında bırakmaktadır. Dolayısıyla hukuki değerlendirmede alınan desteğin niteliği önemlidir. Bir araştırmacının teknik veya yöntemsel destek alması ile çalışmanın akademik içeriğinin başka bir kişi tarafından araştırmacı adına üretilmesi aynı durum değildir.
1.1. 2026 Düzenlemesi Hangi Akademik Çalışmaları Kapsıyor?
7592 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme yalnızca yüksek lisans veya doktora tezlerinden ibaret değildir. Kanun metninde tez, makale, kitap ve proje gibi çalışmalar açıkça belirtilmiştir. Ayrıca düzenleme önlisans, lisans ve lisansüstü diploma derecelerinin yanı sıra akademik unvanların elde edilmesinde kullanılan çalışmaları da kapsamaktadır.
Bu nedenle hukuki açıdan temel mesele, çalışmanın adında "tez" bulunup bulunmamasından çok, kişinin kendi kişisel emeği ve akademik birikimi yerine başka bir kişinin akademik üretimini kullanarak derece veya unvan elde edip etmediğidir.
Örneğin bir yüksek lisans öğrencisinin tezinin tamamını başka bir kişiye yazdırması en açık örneklerden biridir. Bununla birlikte düzenleme "kısmen yahut tamamen" ifadesini kullandığı için yalnızca tezin tamamının başkasına hazırlanması değil, akademik çalışmanın belirli bölümlerinin kişinin yerine başka biri tarafından üretilmesi de somut olayın özelliklerine göre değerlendirme konusu olabilir.
Bu noktada tez yazdırmak ile akademik danışmanlık almak arasındaki sınırın doğru kurulması önem taşır. Araştırmacıya yöntemin öğretilmesi, teknik bir sürecin açıklanması veya akademik değerlendirme içermeyen veri toplama desteği sağlanması ile araştırmacının yerine bilimsel kararların verilmesi ve akademik içeriğin onun adına oluşturulması aynı nitelikte değildir. Bu ayrımı ilerleyen bölümlerde ayrıntılı olarak ele alacağız.
1.2. Ücretli ve Ücretsiz Tez Yazdırma Arasında Fark Var mı?
Kanun açısından çalışmanın mutlaka para karşılığında hazırlanmış olması gerekmemektedir. Ek Madde 47'de "ücretli veya ücretsiz olarak" ifadesine özellikle yer verilmiştir. Bu nedenle bir öğrencinin tezini ücret karşılığında bir tez yazım sitesine hazırlatması kadar, bir arkadaşına veya başka bir kişiye ücretsiz olarak hazırlatması da düzenlemenin kapsamı bakımından önem taşıyabilir.
Başka bir ifadeyle, parayla tez yazdırma söz konusu olduğunda ödemenin yapılmış olması tek başına hukuki sonucu belirleyen unsur değildir. Esas değerlendirme, akademik çalışmanın kimin emeğiyle üretildiği, başka bir kişi adına hazırlanıp haz ırlanmadığı ve bu çalışmanın diploma derecesi veya akademik unvan elde etmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığı üzerinden yapılır.
Bu nedenle "Para ödemedim, dolayısıyla tez yazdırma sayılmaz" şeklindeki bir yaklaşım güncel mevzuatla örtüşmez. Aynı şekilde hizmetin internette tez danışmanlığı, editörlük veya başka bir isimle sunulması da tek başına belirleyici değildir. Hukuki değerlendirmede hizmetin adı değil, fiilen hangi akademik katkının sağlandığı önem taşır.
7592 sayılı Kanun'un resmi metni TBMM tarafından yayımlanmıştır. 7592 sayılı Kanun'un resmi metnini inceleyin
2. Tez Yazdırmanın Cezası Nedir?
Tez yazdırmanın cezası, fiilin kim tarafından ve hangi aşamada gerçekleştirildiğine göre değişmektedir. Güncel mevzuatta öğrencinin tezini kişisel emeği ve akademik birikimi dışında başkasına yazdırması için öğrenci disiplin cezası, başkası adına akademik çalışma hazırlayan veya buna aracılık eden kişiler için ise adli para cezası öngörülmektedir. Başkasına hazırlatılan çalışmanın diploma derecesi veya akademik unvan almak amacıyla kullanılması halinde ayrıca kazanılan derece veya unvanın geri alınması da söz konusu olabilmektedir.
Bu nedenle tez yazdırma cezası yalnızca öğrencinin üniversiteden alabileceği disiplin yaptırımından ibaret değildir. 2026 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte, tezi yazan kişi, çalışmanın hazırlanmasına aracılık eden kişi ve bu çalışmayı kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan elde eden kişi açısından farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
2.1. Tez Yazdıran Öğrenciye Ne Olur?
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54. maddesine göre öğrencinin seminer, tez veya yayınlarında intihal yapması ya da anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar dışında bu çalışmaları kişisel emeği ve akademik birikimi dışında kısmen veya tamamen başkalarına yazdırması, bir yarıyıl süreyle yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma cezasını gerektiren disiplin fiilleri arasında yer almaktadır. Bu düzenleme 2023 yılında 7437 sayılı Kanun ile açık biçimde kanuna eklenmiştir.
Dolayısıyla öğrencinin tezini henüz teslim aşamasındayken başkasına yazdırdığının tespit edilmesi dahi disiplin süreci açısından sonuç doğurabilir. Öğrencinin bu çalışma sayesinde henüz bir diploma derecesi veya akademik unvan elde edip etmediği ise 2026 yılında getirilen cezai düzenleme bakımından ayrıca önem taşımaktadır.
7592 sayılı Kanun ile eklenen 2547 sayılı Kanun Ek Madde 47, başkasına hazırlatılan tez, makale, kitap veya proje gibi bir çalışmayı kullanarak önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan elde eden kişiler için 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası öngörmektedir. Ayrıca bu şekilde kazanılan akademik derece ve unvanların geri alınması düzenlenmiştir. Üniversite öğretim mesleğinde bulunan kişiler açısından kanunda meslekten çıkarılma sonucu da yer almaktadır.
Buradaki önemli ayrım şudur: Bir öğrencinin tezini başkasına yazdırması, öğrenci disiplin hukuku bakımından diploma alınmadan önce de yaptırıma konu olabilir. Ek Madde 47'de çalışmayı kullanan kişi bakımından düzenlenen adli para cezası ise kanun metninde bu çalışma kullanılarak diploma derecesi veya akademik unvan elde edilmesine bağlanmıştır. Bu nedenle her olayın hangi aşamada tespit edildiği önemlidir.
2.2. Başkası Adına Tez Yazan Kişiye Ne Olur?
2026 düzenlemesi yalnızca tez yazdıran kişiyi değil, başkasının adına akademik çalışma hazırlayan kişiyi de kapsamaktadır. Ek Madde 47'ye göre bu kapsamdaki tez, makale, kitap veya proje gibi çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen veya tamamen başkası adına yapan veya üreten kişilere 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası verilebilir.
Bu noktada çalışmanın mutlaka para karşılığında hazırlanması şart değildir. Başka bir ifadeyle, kişinin öğrenciden ücret alarak tez yazması ile bunu ücretsiz olarak gerçekleştirmesi arasında düzenlemenin kapsamı bakımından belirleyici bir fark bulunmamaktadır. Kanun özellikle "ücretli ya da ücretsiz" ifadesini kullanmaktadır.
Düzenleme, işi sürekli veya profesyonel biçimde yapanlar açısından daha ağır bir yaptırım da öngörmektedir. Fiilin meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde adli para cezası 10.000 günden az ve 20.000 günden fazla olamaz. Dolayısıyla düzenleme, başkaları adına akademik çalışma hazırlamayı ticari veya mesleki faaliyet haline getiren kişiler açısından daha ağır bir ceza sistemi kurmaktadır.
2.3. Tez Yazımına Aracılık Edenler Ceza Alır mı?
Evet. Ek Madde 47 yalnızca akademik çalışmayı bizzat yazan kişileri değil, bu çalışmaların hazırlanmasına aracılık eden kişileri de açıkça kapsamaktadır. Bu kapsamdaki bir tez veya başka akademik çalışmanın başkası adına yapılmasına aracılık eden kişiler için de 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Bu hüküm özellikle tez yazdırma siteleri, tez yazım şirketleri ve öğrencilerle tezi hazırlayacak kişiler arasında aracılık yapan yapılar açısından önemlidir. Ancak bir işletmenin kendisini "tez danışmanlığı" veya "akademik danışmanlık" olarak tanıtması tek başına suçun oluştuğu anlamına gelmez. Hukuki değerlendirmede hizmetin adı yerine, fiilen başkası adına akademik çalışma yapılıp yapılmadığı veya böyle bir çalışmanın hazırlanmasına aracılık edilip edilmediği önem taşır.
Kanun ayrıca suçun bir tüzel kişi faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun 60. maddesindeki tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle yeni düzenleme yalnızca bireysel olarak tez yazan kişileri değil, bu faaliyetin şirket veya başka bir tüzel kişi üzerinden yürütüldüğü durumları da dikkate almaktadır.
2.4. Tez Yazdırma Cezası Kaç TL Olabilir?
Kanundaki 5.000 gün veya 10.000 gün adli para cezası ifadeleri, 5.000 TL veya 10.000 TL para cezası anlamına gelmez. Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinde adli para cezası, mahkemenin belirlediği gün sayısının bir günlük para miktarıyla çarpılmasıyla hesaplanmaktadır.
TCK m.52'de 2024 yılında yapılan değişiklik sonrasında bir günlük adli para cezası 100 TL ile 500 TL arasında belirlenmektedir. Günlük miktar belirlenirken kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurulur.
Bu nedenle kanundaki gün sayıları ve TCK m.52'deki günlük tutarlar yalnızca matematiksel olarak birlikte değerlendirildiğinde:
5.000-10.000 günlük adli para cezası, 500.000 TL ile 5.000.000 TL arasında,
10.000-20.000 günlük adli para cezası ise 1.000.000 TL ile 10.000.000 TL arasında teorik bir parasal aralığa karşılık gelebilir.
Ancak bu rakamlar her olayda otomatik olarak uygulanacak kesin ceza miktarları değildir. Mahkeme kanuni sınırlar içerisinde gün sayısını belirler ve ardından kişinin ekonomik ve şahsi durumuna göre bir günlük adli para cezasının miktarını takdir eder. Ceza hukukundaki diğer bireyselleştirme hükümleri de somut olaya göre ayrıca değerlendirilir. TCK m.52'deki gün esaslı hesaplama yöntemi nedeniyle internette zaman zaman görülen "tez yazdırmanın cezası 5.000 TL'dir" gibi ifadeler güncel mevzuatı doğru yansıtmamaktadır.
Ayrıca Ek Madde 47'de tez yazdırma fiili için özel olarak öngörülen cezai yaptırım hapis cezası değil, adli para cezasıdır. Bununla birlikte somut olayda sahtecilik, dolandırıcılık veya başka bir suçun unsurlarının ayrıca oluşması halinde farklı ceza hükümlerinin gündeme gelip gelmeyeceği olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
3. 2026'da Tez Yazdırma Konusunda Ne Değişti?
Türkiye'de tez yazdırma konusunda 2026 yılı önemli bir dönüm noktasıdır. Başkasına tez yazdırmak daha önce de akademik etik ve öğrenci disiplini bakımından yaptırıma konu olabiliyordu. Ancak 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun, başkası adına akademik çalışma hazırlama, hazırlatma ve buna aracılık etme konusunda doğrudan cezai hükümler getirdi. Böylece konu yalnızca üniversitelerin disiplin süreçleri kapsamında değerlendirilen bir mesele olmaktan çıkarak, özel bir ceza hükmünün de konusu haline geldi. 7592 sayılı Kanun 30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildi ve hükümlerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlendi.
Bu değişiklikten önce de öğrencilerin tezlerini başkalarına yazdırmasına ilişkin açık bir disiplin hükmü bulunuyordu. 2023 yılında 7437 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54. maddesinde yapılan düzenleme, öğrencinin seminer, tez ve yayınlarını kişisel emeği ve akademik birikimi dışında kısmen veya tamamen başkasına yazdırmasını bir yarıyıl süreyle yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma cezasını gerektiren fiiller arasına aldı. Anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar ise bu düzenlemenin dışında tutuldu.
Dolayısıyla 2026 değişikliğinin asıl farkı, daha önce ağırlıklı olarak öğrenci disiplini ve genel ceza hukuku hükümleri üzerinden değerlendirilen başkasına akademik çalışma yaptırma meselesinin, 2547 sayılı Kanun içerisinde ayrıca ve açık şekilde cezai yaptırıma bağlanmasıdır.
3.1. 7592 Sayılı Kanun Ne Getirdi?
7592 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na Ek Madde 47 eklendi. Düzenleme yalnızca tezleri değil, kişinin diploma derecesi veya akademik unvan elde etmesinde kullanılan tez, makale, kitap ve proje gibi akademik çalışmaları kapsıyor.
Yeni düzenleme ile üç farklı grup bakımından açık sonuçlar ortaya çıktı:
Akademik çalışmayı başkasına yaptırarak diploma derecesi veya akademik unvan elde eden kişiler
Başkası adına bu tür akademik çalışmaları yapan veya üreten kişiler
Bu çalışmaların hazırlanmasına aracılık eden kişiler
Çalışmayı yapan veya aracılık eden kişiler için 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası öngörülüyor. Fiilin bu işi meslek haline getiren kişiler tarafından gerçekleştirilmesi durumunda cezanın 10.000 günden az ve 20.000 günden fazla olamayacağı düzenleniyor. Başkasına hazırlatılan çalışmayı kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan elde eden kişiler için de 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası bulunuyor. Ayrıca bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanların geri alınması öngörülüyor.
Bu nedenle 2026 öncesinde hazırlanmış bazı internet içeriklerinde görülen "parayla tez yazdırmak doğrudan suç değildir" şeklindeki genel ifadeler artık güncel mevzuatı tek başına yansıtmamaktadır.
Bununla birlikte 2026 öncesinde de konu tamamen hukuki yaptırımdan uzak değildi. YÖK, 2021 yılında para karşılığında tez ve ödev hazırlayanlar ile hazırlatanlar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu. O tarihte YÖK, olayların niteliğine göre dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık ve suça yardım hükümlerinin uygulanmasını talep etmişti. 2026 düzenlemesinin farkı, artık akademik çalışmayı başkasına yaptırmaya ilişkin özel bir hükmün doğrudan 2547 sayılı Kanun'a eklenmiş olmasıdır.
3.2. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu Ek Madde 47 Ne Diyor?
Ek Madde 47'nin en önemli özelliklerinden biri, kapsamın oldukça açık tanımlanmış olmasıdır. Kanun, anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkıları kapsam dışında bırakırken, kişinin kendi kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz şekilde kısmen ya da tamamen başkalarına hazırlattığı akademik çalışmaları düzenlemenin kapsamına almaktadır.
Burada özellikle üç ifade önemlidir.
İlk olarak kanunda "ücretli veya ücretsiz" denilmektedir. Bu nedenle yalnızca para karşılığında gerçekleştirilen tez yazdırma faaliyetleri söz konusu değildir.
İkinci olarak "kısmen yahut tamamen" ifadesi kullanılmaktadır. Bu da düzenlemenin yalnızca tezin tamamının başka biri tarafından hazırlanmasıyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Akademik çalışmanın bir bölümünün kişinin yerine başka biri tarafından üretilmesi de somut olayın niteliğine göre değerlendirme konusu olabilir.
Üçüncü olarak düzenleme yalnızca tez kavramıyla sınırlandırılmamıştır. Makale, kitap ve proje gibi çalışmalar da kanun metninde açıkça belirtilmiştir.
Bu noktada her dış desteğin otomatik olarak suç kapsamında değerlendirildiğini söylemek de doğru değildir. Kanunun kendisi akademik değerlendirme içermeyen bazı katkıları kapsam dışında bırakmaktadır. Bu nedenle tez yazdırmak ile akademik danışmanlık, teknik destek veya araştırma desteği arasındaki sınır, sağlanan hizmetin gerçekte ne içerdiğine göre değerlendirilmelidir.
3.3. Tez Yazdırmak ile İntihal Aynı Şey mi?
Hayır. Tez yazdırmak ile intihal aynı kavram değildir. Birbiriyle ilişkili olabilecek bu iki durumun akademik ve hukuki açıdan farklı değerlendirilmesi gerekir.
YÖK'ün Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nde intihal, başkalarının özgün fikirlerini, yöntemlerini, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun şekilde atıf yapmadan kısmen ya da tamamen kendi eseri gibi göstermek olarak tanımlanmaktadır. Yönergenin kapsamına lisansüstü eğitim sırasında hazırlanan tezler ve bilimsel yayınlar da girmektedir.
Başkasına tez yazdırma durumunda ise sorun yalnızca başka bir kaynaktan metin alınması değildir. Örneğin bir ki şi öğrenci için tamamen yeni, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış ve özgün bir tez hazırlayabilir. Bu tez başka kaynaklardan kopyalanmadığı için klasik anlamda yüksek bir intihal oranı göstermeyebilir. Buna rağmen akademik çalışma öğrencinin kendi kişisel emeği ve akademik birikimiyle hazırlanmadığı için başkasına yazdırma açısından ayrıca sorun oluşturabilir.
Nitekim 2547 sayılı Kanun'un öğrenci disiplin hükümlerinde de intihal yapmak ile seminer, tez veya yayınları başkalarına yazdırmak aynı cümlede fakat ayrı fiiller olarak düzenlenmiştir. Bu ayrım, düşük benzerlik oranının tek başına çalışmanın akademik açıdan uygun olduğu anlamına gelmediğini göstermektedir.
Dolayısıyla şu iki ifade aynı şeyi anlatmaz:
"Bu tezde intihal yok."
ve
"Bu tez öğrencinin kendisi tarafından hazırlanmıştır."
Bir çalışma metinsel açıdan özgün olabilir fakat yine de başka biri tarafından öğrenci adına hazırlanmış olabilir.
3.4. Turnitin Benzerlik Oranının Düşük Olması Yeterli mi?
Hayır. Turnitin benzerlik oranının düşük çıkması, tezin mutlaka öğrencinin kendisi tarafından hazırlandığını göstermez.
Turnitin ve benzeri benzerlik tespit sistemleri temel olarak metnin başka kaynaklarla olan benzerliğinin incelenmesine yardımcı olur. Ancak bir metnin gerçek yazarının kim olduğunu veya araştırmadaki bilimsel kararların kim tarafından verildiğini tek başına belirlemez.
Örneğin başkası tarafından sıfırdan hazırlanan bir tez, daha önce yayımlanmış kaynaklardan doğrudan kopyalama yapılmadığı takdirde oldukça düşük bir benzerlik oranına sahip olabilir. Buna rağmen çalışma öğrencinin kişisel emeği ve akademik birikimi dışında hazırlanmışsa, düşük Turnitin oranı başkasına tez yazdırma sorununu ortadan kaldırmaz.
Aynı şekilde yüksek bir benzerlik yüzdesi de tek başına otomatik olarak intihal anlamına gelmez. Kaynakça, mevzuat metinleri, standart ifadeler, yöntem bölümlerindeki ortak terminoloji veya usulüne uygun doğrudan alıntılar benzerlik oranını artırabilir. İntihal değerlendirmesi yalnızca yüzdeye değil, benzerliğin niteliğine ve kaynak kullanım biçimine göre yapılmalıdır. YÖK'ün etik düzenlemesinde de esas ölçüt, başkasına ait fikir, yöntem, veri veya eserlerin bilimsel kurallara uygun atıf yapılmadan kişinin kendi eseri gibi gösterilip gösterilmediğidir.
Bu nedenle "Turnitin'den geçtiyse sorun yoktur" şeklindeki yaklaşım hem akademik etik hem de 2026 yılında getirilen başkasına akademik çalışma yaptırma hükümleri bakımından yeterli değildir.
3.5. Başkasına Yazdırılmış Bir Tez Sonradan Tespit Edilirse Ne Olur?
Bir tezin kabul edilmiş veya öğrencinin mezun olmuş olması, sonradan ortaya çıkan akademik etik ihlallerinin değerlendirilmesini otomatik olarak engellemez. 2026 yılında eklenen Ek Madde 47, bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanların geri alınmasını açıkça düzenlemektedir.
YÖK'ün Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi de akademik unvan elde edilmiş bir eserde etik ihlal tespit edilmesi halinde, söz konusu unvanın geri alınıp alınmayacağının ilgili yükseköğretim kurumu tarafından değerlendirilmesini öngörmektedir. Yönerge ayrıca etik ihlal tespit edildiğinde gerekli disiplin, idari, hukuki ve cezai işlemlerin yürütülebileceğini belirtmektedir.
Ancak burada ceza hukuku açısından önemli bir zaman ayrımı vardır. 7592 sayılı Kanun ile getirilen yeni cezai hüküm 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesine göre hiç kimse, işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı sonradan cezalandırılamaz. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi de aynı temel ilkeyi düzenlemektedir.
Bu nedenle 9 Ağustos 2026'dan önce gerçekleştirilen bir eyleme, sonradan yürürlüğe giren yeni suç hükmünün otomatik olarak geçmişe yürütülmesi mümkün değildir. Buna karşılık diploma, akademik derece veya unvanın geçerliliği, disiplin sorumluluğu ve diğer idari sonuçlar bakımından somut olayın tarihi, o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve ilgili yükseköğretim kurumunun yapacağı inceleme ayrı ayrı önem taşır.
Sonuç olarak 2026 değişikliği, tez yazdırma konusunda daha açık ve daha ağır bir hukuki çerçeve oluşturmuştur. Güncel durumda yalnızca öğrencinin başkasına tez yazdırması değil, başka biri adına akademik çalışma hazırlamak ve buna aracılık etmek de doğrudan kanuni düzenlemenin kapsamındadır. Bu nedenle internette özellikle 9 Ağustos 2026'dan önce yayımlanmış tez yazdırma içerikleri değerlendirilirken, kullanılan hukuki bilgilerin güncel olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
4. Tez Yazdırmak ile Akademik Danışmanlık Aynı Şey mi?
Hayır. Tez yazdırmak ile akademik danışmanlık almak aynı şey değildir. Bir araştırmacının yöntem, veri analizi, araştırma tasarımı veya kullandığı yazılımlar konusunda uzman desteği alması ile akademik çalışmanın başka bir kişi tarafından araştırmacının yerine hazırlanması arasında önemli bir fark bulunmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'ndaki güncel düzenlemelerde temel ölçütlerden biri, akademik çalışmanın kişinin kendi kişisel emeği ve akademik birikimiyle oluşturulup oluşturulmadığıdır. Kanun ayrıca anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkıları açıkça başkasına yazdırma kapsamında değerlendirmemektedir. Bununla birlikte bu istisna, alınabilecek her türlü akademik desteğin otomatik olarak serbest olduğu anlamına gelmez. Desteğin kapsamı ve akademik kararların kim tarafından verildiği önemlidir. (cdn.tbmm.gov.tr)
Örneğin araştırmacıya hangi istatistiksel testlerin hangi koşullarda kullanılabileceğinin açıklanması, SPSS veya MAXQDA gibi araştırma yazılımlarının kullanımının öğretilmesi ve yapılan analizlerin teknik açıdan değerlendirilmesi ile öğrencinin araştırma sorularının, analizlerinin, bulgularının ve sonuçlarının başka biri tarafından onun adına oluşturulması aynı nitelikte değildir.
Bu ayrım özellikle internette "tez yazdırma ücretleri" veya "güvenilir tez yazdırma" şeklinde arama yapan araştırmacılar açısından önemlidir. Bir hizmetin ücretli olması, profesyonel bir internet sitesi üzerinden sunulması veya "danışmanlık" olarak adlandırılması tek başına hizmetin hukuki niteliğini belirlemez. Asıl önemli olan, hizmet sağlayıcının araştırmacıya destek mi verdiği, yoksa araştırmacının yerine akademik üretim mi yaptığıdır.
4.1. Tez Yazdırma Hizmeti ile Akademik Destek Arasındaki Fark Nedir?
Tez yazdırma hizmetinde akademik çalışmanın tamamı veya akademik değerlendirme gerektiren belirli bölümleri başka bir kişi tarafından araştırmacının yerine hazırlanabilir. Araştırma probleminin oluşturulması, yöntemsel kararların verilmesi, analizlerin araştırmacı adına yürütülmesi, bulguların bağımsız biçimde yorumlanması veya tez metninin kişinin kendi çalışmasıymış gibi hazırlanması bu açıdan özellikle dikkat edilmesi gereken durumlardır.
Akademik danışmanlıkta ise amaç araştırmacının yerine çalışma üretmek değil, araştırmacının kendi çalışmasını bilimsel ve teknik açıdan doğru biçimde yürütebilmesine destek olmaktır.
Örneğin aşağıdaki destekler, kapsamları doğru belirlendiğinde tez yazdırmadan farklı niteliktedir:
Araştırma yöntemlerinin ve analiz seçeneklerinin açıklanması
Kullanılabilecek istatistiksel testlerin koşullarının öğretilmesi
SPSS, AMOS veya MAXQDA gibi yazılımların kullanımına yönelik teknik destek sağlanması
Veri setindeki teknik hataların veya eksiklerin gösterilmesi
Araştırmacının yaptığı analizlerin yöntemsel açıdan değerlendirilmesi
İstatistiksel çıktıların nasıl okunacağının açıklanması
Nitel araştırmada kodlama ve tematik analiz yöntemlerinin öğretilmesi
Araştırmacının oluşturduğu kod veya tema yapısının yöntemsel olarak değerlendirilmesi
Akademik raporlamaya ilişkin teknik geri bildirim verilmesi
Buradaki kritik nokta, nihai akademik kararların araştırmacıya ait olmasıdır. Danışmanın araştırmacının yerine karar verdiği, özgün akademik içeriği oluşturduğu veya çalışmayı araştırmacı adına ürettiği durumlarda danışmanlık ile başkasına akademik çalışma yaptırma arasındaki sınır belirsizleşebilir.
Bu nedenle "güvenilir tez yazdırma" arayışından çok, araştırmacının ihtiyaç duyduğu desteğin hangi aşamada olduğunu belirlemesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Veri analizi, araştırma yöntemi, yazılım kullanımı veya teknik değerlendirme gibi alanlarda alınan uzman desteğinin kapsamı açık şekilde tanımlanmalıdır.
4.2. SPSS ve Nicel Veri Analizi Desteği Alınabilir mi?
Nicel araştırmalarda SPSS veri analizi desteği ile tezin istatistiksel bölümünün araştırmacının yerine hazırlanması aynı şey değildir.
SPSS, araştırmacının verilerini analiz etmek için kullanılan bir istatistik yazılımıdır. Araştırmacı normal dağılım, güvenirlik analizi, korelasyon, regresyon, t testi, ANOVA veya non-parametrik testler gibi çok sayıda yöntemi bu yazılım aracılığıyla uygulayabilir. Ancak hangi analizin neden seçildiğini ve elde edilen sonuçların araştırma soruları açısından ne ifade ettiğini araştırmacının anlayabilmesi akademik sorumluluğun önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle nicel araştırmalarda alınacak desteğin:
yöntem seçiminin gerekçelendirilmesi, varsayımların değerlendirilmesi, SPSS uygulamalarının açıklanması, analiz çıktılarının teknik olarak değerlendirilmesi ve araştırmacının sonuçları doğru şekilde yorumlayabilmesine yardımcı olunması
gibi danışmanlık ve teknik destek çerçevesinde yürütülmesi önemlidir.
Nominal Akademi'nin SPSS ve nicel veri analizi desteği kapsamında sunduğu hizmetleri SPSS veri analizi ve nicel veri merkezi sayfasından inceleyebilirsiniz.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, veri analizinin yalnızca "SPSS'te birkaç tuşa basmak" olmadığıdır. Test seçimi, varsayım kontrolleri ve sonuçların anlamlandırılması akademik değerlendirme içerebilir. Bu nedenle araştırmacının analiz sürecini anlaması ve kullanılan yöntemlerle ilgili nihai akademik sorumluluğu taşıması önemlidir.
4.3. MAXQDA ve Nitel Veri Analizi Desteği Alınabilir mi?
Benzer bir ayrım MAXQDA ve nitel veri analizi çalışmalarında da geçerlidir.
MAXQDA, görüşme metinleri, odak grup kayıtları, açık uçlu sorular ve diğer nitel verilerin sistematik şekilde düzenlenmesi, kodlanması ve analiz edilmesinde kullanılan bir araştırma yazılımıdır. Programın kullanımı konusunda eğitim veya teknik destek almak ile araştırmacının görüşmelerini başka bir kişinin bağımsız biçimde yorumlayarak kodları, kategorileri ve temaları onun yerine oluşturması aynı şey değildir.
Nitel araştırmalarda danışmanlık kapsamında örneğin:
MAXQDA'ya veri aktarımı
Kodlama sisteminin nasıl kurulacağının açıklanması
Kod, kategori ve tema kavramlarının yöntemsel olarak açıklanması
Araştırmacının oluşturduğu kodlama yapısının değerlendirilmesi
Kodlar arasındaki ilişkilerin incelenmesinde kullanılabilecek araçların gösterilmesi
Tematik analiz veya içerik analizi sürecine ilişkin yöntemsel danışmanlık
gibi desteklerden yararlanılabilir.
Ancak özellikle kodların oluşturulması, katılımcı ifadelerinin yorumlanması ve temaların geliştirilmesi araştırmanın bilimsel çıkarımlarını doğrudan etkileyebileceğinden, bu süreçlerde araştırmacının aktif rolü ve nihai karar yetkisi korunmalıdır.
Dolayısıyla akademik destek alırken yalnızca hizmetin adına değil, hizmetin gerçekte hangi işlemleri kapsadığına bakılması gerekir. Tez yazdırma ile araştırma danışmanlığı arasındaki temel fark, araştırmacının çalışmasının gerçek akademik sahibi ve karar vericisi olmaya devam edip etmediğidir.
5. Tez Yazdırma Hakkında Sık Sorulan Sorular
5.1. Parayla Tez Yazdırmak Suç mu?
Evet, 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme sonrasında belirli koşullarda parayla tez yazdırmak doğrudan cezai yaptırıma bağlanmıştır. 7592 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Ek Madde 47, kişinin kendi emeği ve akademik birikimi dışında hazırlanan tez, makale, kitap veya proje gibi bir çalışmayı kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan elde etmesini yaptırıma bağlamaktadır. Başkası adına bu tür akademik çalışmaları yapan, üreten veya hazırlanmasına aracılık eden kişiler de düzenlemenin kapsamındadır.
Bu nedenle özellikle 9 Ağustos 2026'dan önce yayımlanmış ve "tez yazdırmak suç değildir" şeklinde genel bir değerlendirme yapan internet içerikleri güncel mevzuat açısından dikkatle incelenmelidir.
5.2. Tez Yazdırmanın Cezası Ne Kadar?
Tez yazdırma cezası, kişinin süreçteki rolüne göre değişmektedir. Başkasına hazırlatılan bir akademik çalışmayı kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan elde eden kişiler ile başkası adına çalışma yapan, üreten veya buna aracılık eden kişiler bakımından 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Bu faaliyetin meslek haline getirilmesi halinde ise kanundaki gün sayısı 10.000 ile 20.000 gün arasına yükselmektedir. Öğrenci açısından ayrıca yükseköğretim mevzuatındaki disiplin hükümleri de uygulanabilir. Dolayısıyla tez yazdırmanın sonucu yalnızca para cezasından ibaret değildir.
Kanunda belirtilen gün sayıları doğrudan TL tutarı değildir. Adli para cezasının nihai parasal karşılığı, Türk Ceza Kanunu'ndaki gün esaslı hesaplama sistemi ve kişinin ekonomik durumu dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir.
5.3. Ücretsiz Olarak Başkasına Tez Yazdırmak Sorun Oluşturur mu?
Evet. Çalışmanın mutlaka para karşılığında hazırlanmış olması gerekmez. Güncel düzenleme ücretli veya ücretsiz olarak başkası adına yapılan veya üretilen akademik çalışmaları kapsamaktadır.
Dolayısıyla bir tez yazım şirketine ödeme yapmak ile bir arkadaşın, akademisyenin veya başka bir kişinin öğrencinin yerine tezin tamamını ya da akademik değerlendirme gerektiren bir bölümünü ücretsiz hazırlaması arasında, yalnızca ücret ödenip ödenmemesi bakımından belirleyici bir ayrım bulunmamaktadır.
Bu nedenle parayla tez yazdırma ifadesi yaygın olarak kullanılsa da hukuki düzenlemenin kapsamı yalnızca ticari tez yazım hizmetleriyle sınırlı değildir.
5.4. Tez Yazdırmak Hapis Cezası Gerektirir mi?
7592 sayılı Kanun ile getirilen Ek Madde 47'nin başkasına akademik çalışma yaptırma, yapma veya aracılık etme için özel olarak öngördüğü yaptırım adli para cezasıdır. Bu maddede söz konusu fiil için ayrıca bir hapis cezası öngörülmemiştir.
Ancak bu durum, tez yazdırmayla bağlantılı hiçbir olayda hapis cezasının gündeme gelemeyeceği anlamına gelmez. Somut olayda dolandırıcılık, sahtecilik veya başka bir suçun unsurlarının ayrıca oluşması durumunda ilgili ceza hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.
Nitekim YÖK, 2021 yılında para karşılığı tez ve ödev hazırlayanlar ile bunlardan yararlananlar hakkında yaptığı suç duyurusunda Türk Ceza Kanunu'ndaki dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık ve suça yardım etme hükümlerinin uygulanmasını talep etmişti.
Bu nedenle internette görülen "tez yazdırmanın cezası kesin olarak şu kadar yıl hapistir" şeklindeki genellemeler de doğru değildir. Hangi ceza hükümlerinin uygulanabileceği somut olayın özelliklerine bağlıdır.
5.5. Turnitin'den Geçen Bir Tez Yasal Sayılır mı?
Hayır. Bir tezin Turnitin benzerlik oranının düşük olması, çalışmanın mutlaka hukuka ve akademik etik kurallarına uygun olduğu anlamına gelmez.
Turnitin ve benzeri sistemler ağırlıklı olarak metnin mevcut kaynaklarla benzerliğinin tespit edilmesine yardımcı olur. Ancak tezin gerçekte kimin tarafından yazıldığını veya akademik kararların kim tarafından verildiğini tek başına göstermez.
Örneğin başka bir kişi öğrenci adına tamamen özgün bir tez hazırlayabilir. Metinde kopyalama yapılmadığı için benzerlik oranı düşük çıkabilir. Buna rağmen çalışma öğrencinin kendi kişisel emeği ve akademik birikimiyle oluşturulmadıysa başkasına tez yazdırma bakımından sorun devam eder.
Bu nedenle düşük benzerlik oranı ile akademik çalışmanın gerçek yazarlığı birbirinden farklı konulardır.
5.6. Tez Yazdırma Siteleri ve Tez Yazım Şirketleri Yasal mı?
Bir internet sitesinin "tez danışmanlığı", "tez yazım merkezi" veya benzeri bir isimle faaliyet göstermesi tek başına hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez. Burada belirleyici olan sunulan hizmetin fiili içeriğidir.
Araştırmacıya yöntemsel danışmanlık, eğitim veya teknik destek verilmesi ile öğrencinin yerine tez, makale veya proje hazırlanması aynı şey değildir. Buna karşılık bir işletmenin başkaları adına akademik çalışmalar hazırlaması veya bu çalışmaları hazırlayacak kişilerle öğrenciler arasında aracılık yapması, 2026 yılında getirilen düzenleme açısından hukuki sonuç doğurabilir.
YÖK'ün bu alandaki yaklaşımı da yeni değildir. Kurum 2021 yılında para karşılığı tez ve ödev hazırlayan internet siteleri, sosyal medya hesapları ve bunlardan yararlanan kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
Bu nedenle internette "güvenilir tez yazdırma" veya "tez yazdırma ücretleri" şeklinde arama yaparken yalnızca hizmetin fiyatına veya sağlayıcının güvenilirlik iddiasına bakmak yeterli değildir. Sunulan hizmetin öğrencinin kendi akademik emeğinin yerine geçip geçmediği çok daha önemli bir ölçüttür.
5.7. Tez Danışmanlığı Almak Suç mu?
Her akademik danışmanlık hizmeti tez yazdırma kapsamında değildir. Araştırmacının yöntem konusunda bilgi alması, araştırma tasarımını tartışması, bir yazılımın kullanımını öğrenmesi veya kendi yaptığı çalışmaya ilişkin teknik geri bildirim alması ile akademik çalışmanın başka biri tarafından onun adına hazırlanması arasında fark bulunmaktadır.
Güncel yükseköğretim mevzuatı da anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkıları başkasına yazdırma düzenlemesinin dışında tutmaktadır. Bununla birlikte kanunda tüm danışmanlık veya veri analizi hizmetlerini kapsayan genel bir istisna bulunmadığından, verilen desteğin niteliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Akademik danışmanlıkta temel amaç, araştırmacının yerine tez üretmek değil, araştırmacının kendi akademik çalışmasını doğru yöntemlerle yürütebilmesine destek olmaktır.
5.8. İstatistik Analizi Yaptırmak Suç mu?
İstatistiksel destek almak tek başına otomatik olarak suç anlamına gelmez. Ancak "istatistik analizi yaptırmak" çok geniş bir ifade olduğu için verilen desteğin kapsamına bakılması gerekir.
Örneğin araştırmacıya hangi testlerin hangi varsayımlar altında kullanılabileceğinin açıklanması, SPSS veya AMOS kullanımının öğretilmesi, veri setindeki teknik sorunların gösterilmesi ve araştırmacının elde ettiği sonuçların nasıl değerlendirileceğinin açıklanması akademik danışmanlık kapsamında ele alınabilir.
Buna karşılık araştırmanın hipotezlerinin, analiz stratejisinin, bilimsel kararlarının ve sonuçlarının araştırmacının katılımı olmaksızın başka biri tarafından oluşturulması daha farklı bir hukuki ve akademik değerlendirme gerektirir.
Bu nedenle SPSS, AMOS, MAXQDA veya başka bir araştırma yazılımının kullanılması tek başına belirleyici değildir. Önemli olan araştırmacının akademik süreçteki gerçek katkısı, aldığı desteğin niteliği ve nihai bilimsel kararların kim tarafından verildiğidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat zaman içinde değişebilir ve somut olayların hukuki sonucu olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Güncel ve kişisel durumunuza ilişkin değerlendirme için yetkili kurumlara veya bir hukuk uzmanına başvurmanız önerilir.

